9/11/2008 ·

YARINLARA UMUTLA BAKABİLMENİN ADI: B. OBAMA

Bir insan ya da bir olay ne derece dünyayı bir anda değiştirebilir ki? Bir Çarşamba sabahı uyandığınızda dünyada her şeyin farklı olacağını size ne düşündürebilir? Binlerce kilometre ötede bir ülkenin halklarının sandığa gitmesi ve bir “insanı” kendilerine başkan seçmesi, binlerce kilometre ötedeki bizleri ne derece mutlu edebilir ki? Seçtikleri insanın adı B. Obama ise tüm bunlar mümkündür.

 

Biz Türkiye’nin sakinlerinden, Japonya’nın Obama kasabasındaki insanlara, Japonya’dan Kenya’ya adeta tüm insanlığın bir Çarşamba sabahında yarınlara daha bir umutla bakmasının ismidir Obama. Henüz başkan olmamasına rağmen, üslubuyla, duruşuyla en önemlisi de düşünceleriyle sadece Amerikalılara değil tüm insanlara umut aşıladı. Bu sebepledir ki, bir başka Çarşambadır bu Çarşamba.

 

Onu ilk YouTube’da, 3. sınıf demokrasilerde normal yollarla izlenemeyen video sitesi (!),   izlemiştim. İnsanı yüreğinden vuran aynı zamanda düşündüren o cümleleri sizi kendine çekiyordu. Değişebiliriz diyordu. İhtiyacımız olan değişim diyordu. Ve kalabalıklar Obama ile birlikte “We can change.”  diye haykırıyordu. Obama’nın milyonları değişime ikna ettiğinin göstergesiydi tüm bu haykırışlar.

 

Obama’yı daha sonraki görüşüm seçim öncesinde birçok kanalda yayınlanan 30 dakikalık videosu oldu. Sizden biriyim, sizin gerçek sorunlarınızı biliyorum mesajı veriyordu Obama. Gereksiz işgallerle Amerikan ekonomisinin ne hale geldiğini gösteriyordu. Amerikan ekonomisi Amerikan halkının ekonomisi demektir. Amerikan halkının bunları hak etmediğini ve tüm bunların değişebileceğini iddia ediyordu Obama.

 

Ve unutulmaz 4 Kasım. Her ne kadar seçimin sonuçlarını 5 Kasım sabahı öğrensem de 4 Kasım’ı bir başka yaşadım diyebilirim. Son düzlüktü 4 Kasım. Değişim mi diyecekti Amerikalılar yoksa Cumhuriyetçilerle devam diyerek bizleri hüzne mi boğacaklardı? Onlar değişimi seçti.  Bush’un yaka silktiren politikalarından ve politikaların gelecekteki sürdürücüsü olarak gördükleri McCain’e hezimet yaşattılar.

 

Aslında dünden bugüne pratikte değişen bir şey yoktu. ABD hala Irak’ta. Hala Guantanamo kampında insanlar işkencelerden geçiriliyor. Dünya ekonomik krizi devam ediyor. Ama bir fark var ki o zihinlerimizde her şeyi farklı kılıyor: Ümit. Obama’nın akla yatan politikalarıyla bizlere aşıladığı sihirli his.

 

Artık İslam ile terörizmi aynı kefeye koyan bir başkan yok.  CIA yanlış istihbaratlarıyla demokrasi adına ülkeler işgal edecek bir başkan yok. İnsanların TV’de yüzünü gördüğünde kanalı değiştirmek istemeyecekleri bir başkan Beyaz Saray’da oturacak. Ağzından çıkan her cümleden sonra lanet okunmayacak bir başkan oturacak o koltuğa. 

 

Silah tüccarlarığıyla insanlığa kan kusanların iktidarına ara verilecek, bilişim ile hayatımıza kolaylıklar getirenlerin yükselişi başlayacak Obama ile.  Bilişimciler ile silah tüccarları arasındaki savaş hepimizin, barış isteyenlerle savaş isteyenlerin savaşı değil mi aslında. Ve Amerikalılar bu sefer barıştan yana kullandılar oylarını.

 

Artık top Obama’da. Sadece Amerikan halkına değil, tüm insanlara söz verdi Obama. Değişimin ve barışın sözünü. Heyecanla o değişimin başlamasını bekliyorum bir Türkiyeli olarak. Nice mutlu günlere…

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »