Türban Yasağına Hayır
Tutulur hiçbir tarafı olmayan hukuksuz ama kanunsal olan
türban yasağı en kısa sürede son bulmalıdır. Bunda ülkemiz geleceği için ve
Türkiye demokrasisi için bir faydadan ziyade zorunluluktur.
Devletin sosyal görevlerinden biri de insanları
kendilerini geliştirebilecekleri, eğitebilecekleri ortamı hazırlamaktır. Onlara
kıyafetlerinden dolayı kapı dışarı etmek değildir.
Bir devletin 18 yaşını geçmiş veya üniversiteye girerek
reşitliğini göstermiş birine öcü gibi bakması ya da onu adeta suçlu gibi
sistemin dışına itmeye kalkması anlamsız olduğu kadar anti – demokratiktir.
Dini sembolleri hizmet alan konumundaki vatandaşın
kullanması kadar normal bir şey yoktur. Bu sadece dini sembollerle sınırlı
değildir de. Birey türbanı ya da hacı moda olsun diye de takabilir. Devlet
bunun sınıflandırmasını yapacak pozisyonda değildir.
Laiklik türban yasağıyla korunmaz. Aksine türban yasağı
laiklik ilkesini yaralamaktadır. Çünkü devlet bir kıyafeti dini, siyasi diye
nitelendirmeye çalışmaktadır. Laiklik sadece dinin devletten ayrılması
değildir. Devlette dine karışmamayı öğrenmelidir.
Kılık kıyafet bir ifade şeklidir ve üniversitelerde
öğrencinin kendini sözleriyle olduğu kadar giyimiyle ifade etmeye hakkı vardır.
Üniversite öğrencisi olduğu gibidir. Ona üniformalar dikilemez ya da giyim
şekli dayatılamaz.
Tüm bunlarla birlikte dünyayı değiştirenler zihinlerin
içindekilerdir. En uç sağ ve sol ideolojilere sahip erkek öğrenciler
düşünceleriyle ve görünüşleriyle (top sakal, ülkücü bıyığı) özgürce üniversitede bulunabilirken,
bayanların dışlanması açık bir ayrımcılıktır.
Türban yasağıyla kızlarımız evlerine hapsedilmekle
kalmıyor. Onun geleceğine özgürce karar verme iradesi elinden alınmaktadır.
Gelecekte bir zorba erkeğin egemenliğine girmesinin ihtimali düşünülürse bunun
bayanlar için ne kadar acı olacağı gözükmektedir.
Ayrıca Türkiye halkı cumhuriyetine hiç olmadığı kadar
inanmakta ve gözetlemektedir. 85 yıllık bu cumhuriyette ne cumhuriyetten ne de
demokratik reformlardan geri dönüş söz konusu olabilir. Türkiye halkına
güvenmemek seçkincilikten başka bir şey değildir.
Mahalle baskısı türban yasağı gibi saçmalıklarla değil
gerekli hukuki önlemlerin alınmasıyla ve Türkiye toplumunun demokratikleşmesiyle;
farklı yaşam şekillerine saygı duymasıyla sağlanabilir. Toplumun
demokratikleşmesi ancak o toplumun istemesiyle ve “özgürlükler” ile
sağlanabilir.
Türban yasağına son kez “hayır” demek istiyorum.
İnanıyorum ki; bu yasağı bir daha konuşmayacağız ve ülkenin kökleşmiş
sorunlarıyla mücadele edeceğiz.
Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!
2 yorum yazılmıştır
Yazan:isimsiz | Tarih: 2008-08-06 14:49:47Konu: sa
Yazan:sevda1000 | Tarih: 2008-02-24 10:30:00öncelikle insanlarımızın özgürlük kavramından ne anladıklarıdır özgürlük baskasının önünü keserek özgür olmakmıdır üniversiteler kimsenin sahsi malı olmadıgı gibi karpuz seçer gibi sen iyisin senin kıyafeni beyenmedim diye secme sansı yoktur buralar eglence yeri degldir damsız girilmez vb .(söylenenlener böyle degil ama ...)yani kısaca özgürlk bir kac kisinin degil tüm insanlığındır ...
Konu: s.a
sözleriniz ve düşüncelerinize katılıyorum ve inş bu sorun çözülür evlatlarımızda hür ve özgürce türbanlarını takabilirler ve okulllarını bırakmak veya idaalerindeki mesleklerden geri kalmak zorunda olmazlar insanlar meslek seçmeye korkuyorlar türbanını takabilecekleri meslekleri seçmeye itiliyorlar bu ne hürriyet nede adalet bizi yartanın emrinde büyük emir olabilirmiki tartışılıyor bence tartışılması ve bu duruma glemesi bile esef verici çok doluyum çok şey var söylenecek dilerim rabbim hayırlı olanı bizlere gösterir slm ve dua ile