İstihbaratın Önemini Anlıyoruz
Bazı
şeylerin farklı olacağını MİT müsteşarının adeta manifesto niteliğindeki
açıklamasıyla gördük. MİT’in bir doğum gününde müsteşar Emre Taner beklenmedik
açıklamalarda bulundu. İstihbaratın Sovyetlerin dağılmasıyla farklı bir boyuta
taşındığını ve Türkiye’nin istihbarat konusunda eski yöntemleri terk etmesi
gerektiğini söylüyordu.
MİT
eski zamanlarda genelde istihbaratı dışarıdan paylaşım yoluyla alıyordu. Bu
konuda da dışa bağımlıydık diğer bir deyişle. Zamanı geçmiş istihbaratlar,
istihbaratın kat kat önem kazandığı şu zamanda işe yaramıyordu.
Türkiye’de
istihbaratın farklı bir çizgiye girdiği somut olarak kendini hissettirmeye
başladı. Müsteşarın başbakanın bir bürokratını görmeye başladık. Başbakan
Erdoğan sık sık müsteşarla bir araya gelmeye başladı. Başbakan 27 Nisan Muhtırası’ndan sonra aynı
gün içinde müsteşarla 3 kere görüşerek MİT’e farklı bir önem verdiğini
gösterdi.
MİT
son yıllarda o kadar verimli çalışıyor ki; yüzlerce bombalama eylemi başlamadan
bitiriliyor. Bir röportajında Dışişleri
eski Bakanı Gül yapılan operasyonlarda elde edilen bombaların miktarını
ağzından kaçırdı. Aslında halkı korkuya sevk etmemek için saklanılan bu miktar,
istihbaratın da ne denli iyi çalıştığını gösteriyordu.
Artık
her hafta bir çok bombalama olayı vuku bulmadan önleniyor. Bu olayların meydana
gelmesini hayal etmek bile çok kötü.
100’lerce insanımızı şehir teröristlerine kurban verebilirdik. İşte bir
ülkenin bu yüzyılda istihbaratının hızlı çalışmasının gerektiğinin en önemli
kanıtı. Bomba yapmanın çocuk oyuncağına dönüştüğü bir zamanda istihbarat milli
olmak zorundadır.
Buna
karşın istihbarat paylaşımı da bir kenara atılamaz tabii ki. Hiçbir ülke
“Ben kendime yeterim.
İstihbaratımı da kimseyle paylaşmam.” Deme hakkına sahip değil. Bu hakkı
kendinde görenler bir gün çuvallayacaktır. Çünkü dünya küreselleşmekte,
mesafeler kısalmaktadır. Bugün İstanbul’da bomba patlatanlar aylar sonra
Madrid’de ya da Londra’da faaliyet gösterebilirler.
Fakat
PKK özellikle Irak’taki faaliyetleri konusunda MİT’i yetersiz görüyorum.
Kamuoyunda tartışılanlar ve konuşulanlar gösteriyor ki Türkiye Kandil ile ilgili
hemen her şeyi ABD’den almaktadır. ABD’ye istihbarat konusunda bu derece
bağımlı olmamak lazım. Canlı yakalanan
PKK’lıları ve Irak’ın kuzeyindeki
Türkiye yanlıları bizim için büyük fırsat.
Türkiye
dünyanın en güçlü ordularından bir tanesine sahip. İstihbaratıyla da çağı
yakalarsa ülkemiz üzerinde dış güçler ellerini kollarını sallayarak oyunlar
oynayamazlar. Süper güçlerin güçlü istihbaratlara sahip olması, Türkiye için
istihbarat konusunda ne yapması gerektiğini göstermektedir.
Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!
0 yorum yazılmıştır