30/12/2007 ·

İstihbaratın Önemini Anlıyoruz

Bazı şeylerin farklı olacağını MİT müsteşarının adeta manifesto niteliğindeki açıklamasıyla gördük. MİT’in bir doğum gününde müsteşar Emre Taner beklenmedik açıklamalarda bulundu. İstihbaratın Sovyetlerin dağılmasıyla farklı bir boyuta taşındığını ve Türkiye’nin istihbarat konusunda eski yöntemleri terk etmesi gerektiğini söylüyordu.

MİT eski zamanlarda genelde istihbaratı dışarıdan paylaşım yoluyla alıyordu. Bu konuda da dışa bağımlıydık diğer bir deyişle. Zamanı geçmiş istihbaratlar, istihbaratın kat kat önem kazandığı şu zamanda işe yaramıyordu.

Türkiye’de istihbaratın farklı bir çizgiye girdiği somut olarak kendini hissettirmeye başladı. Müsteşarın başbakanın bir bürokratını görmeye başladık. Başbakan Erdoğan sık sık müsteşarla bir araya gelmeye başladı.  Başbakan 27 Nisan Muhtırası’ndan sonra aynı gün içinde müsteşarla 3 kere görüşerek MİT’e farklı bir önem verdiğini gösterdi.

MİT son yıllarda o kadar verimli çalışıyor ki; yüzlerce bombalama eylemi başlamadan bitiriliyor.  Bir röportajında Dışişleri eski Bakanı Gül yapılan operasyonlarda elde edilen bombaların miktarını ağzından kaçırdı. Aslında halkı korkuya sevk etmemek için saklanılan bu miktar, istihbaratın da ne denli iyi çalıştığını gösteriyordu.

Artık her hafta bir çok bombalama olayı vuku bulmadan önleniyor. Bu olayların meydana gelmesini hayal etmek bile çok kötü.  100’lerce insanımızı şehir teröristlerine kurban verebilirdik. İşte bir ülkenin bu yüzyılda istihbaratının hızlı çalışmasının gerektiğinin en önemli kanıtı. Bomba yapmanın çocuk oyuncağına dönüştüğü bir zamanda istihbarat milli olmak zorundadır.

Buna karşın istihbarat paylaşımı da bir kenara atılamaz tabii ki.  Hiçbir ülke  “Ben kendime yeterim.  İstihbaratımı da kimseyle paylaşmam.” Deme hakkına sahip değil. Bu hakkı kendinde görenler bir gün çuvallayacaktır. Çünkü dünya küreselleşmekte, mesafeler kısalmaktadır. Bugün İstanbul’da bomba patlatanlar aylar sonra Madrid’de ya da Londra’da faaliyet gösterebilirler.

Fakat PKK özellikle Irak’taki faaliyetleri konusunda MİT’i yetersiz görüyorum. Kamuoyunda tartışılanlar ve konuşulanlar gösteriyor ki Türkiye Kandil ile ilgili hemen her şeyi ABD’den almaktadır. ABD’ye istihbarat konusunda bu derece bağımlı olmamak lazım.  Canlı  yakalanan  PKK’lıları ve Irak’ın kuzeyindeki  Türkiye yanlıları bizim için büyük fırsat.

Türkiye dünyanın en güçlü ordularından bir tanesine sahip. İstihbaratıyla da çağı yakalarsa ülkemiz üzerinde dış güçler ellerini kollarını sallayarak oyunlar oynayamazlar. Süper güçlerin güçlü istihbaratlara sahip olması, Türkiye için istihbarat konusunda ne yapması gerektiğini göstermektedir.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »